MONOLOG 1
Alarm çalmadan uyandı. Son zamanlarda uyanması gereken saate beş dakika kala kendiliğinden açıyordu gözlerini. Evet herkes gibi onunda uyanması gereken saatler vardı ve yapması gereken yığınla işler. Ellerini alnında gezdirdi ve doğruldu. Tamamen karanlıkta uyuyamadığı için lambasını renk değiştirebilen türden almıştı. Geceleri kırmızı ışık renginde uyumayı severdi. Uyandığı zaman romantik bir kızıllıkta oluyordu odasının içi. Terlikleri bıraktığı yerdeydi,oyalanmadan ayağına geçirdi, banyoya doğru yöneldi. Tam kapıdan girecekken kalkması gereken saate daha beş dakika olduğunu ve alarmı kapatmadığını unuttu. Tekrar kırmızı loş ışıklı odasına dönüp hızlıca alarmı kapattı.Hazırlanıp evden çıkması için tam bir saat ve ekstra üç dakikası vardı.Banyoya tekrar geldi ve önce boşaltım sistemini çalıştırdı. Doğrulup aynaya baktığında ise her sabah onu sinir krizine sokan şeyi gördü. Kaşlarının ortasında artık iyice derinleşen kocaman bir çizgi . Uyurken rüyasında neler ile boğuşuyorsa sabah kalktığında o çizgi bazen kıp kırmızı olurdu. Bu sabahta öyleydi, kızarmış çizgisi meydan okurcasına aynadan ona bakıyordu. Ağzından birkaç küfür geveledi ve yüzünü yıkamaya başladı. Mutfağa geldiğinde eli alnındaki çizgideydi. Üstüne bir müddet bastırırsa kaybolacakmış gibi geliyordu. Çaydanlığın altını kahvesine yetecek kadar su ile doldurdu ve ocağı yaktı. Kahve kavonuzunu çıkardı.Ah işte en sevdiği andı. Mis gibi kahve kokusu. Olabildiğince içine çekti ve çizginin verdiği tüm stresi unuttu. Keyfî yerine gelmişti. French presini ve fincanı çıkardı. French prese bir dolu tatlı kaşığı kahve koydu.Su ısınana kadar başka bir işini halledebilirdi. Saç maşasını fişe taktı. Önce saçlarını geriye doğru taradı.Sonra saçlarını ortasından ikiye ayırdı ve minik toka yardımı ile yukarıdan tutturdu. Suyun kaynama sesi kulağına ilişti ve hızlı adımlarla mutfağa yöneldi. Suyu kahvenin üzerine boşaltıp demlenmesi için kapağını kapattı.Fincanını ve kahvesine de yanına alarak saçlarını yapmaya koyuldu.Eğer işe öğlene doğru gidiyor olsaydı kesin podcast dinlerdi ama şu an evde herkes uyuyordu ve sessizce hazırlamalıydı. Bir işle meşgulken genelde podcast dinlerdi. O zaman yaptığı işten daha fazla keyif alır ve zamanını verimli geçirdiğini düşünürdü.Verimli geçirmek konusunda takıntılıydı . Boşa geçen zamanları sevmez araya ekstra bir şey sokuştururdu.Bazen bu durumdan da çok yorulduğunu hissediyordu . Saçlarını maşalama işlemi bitmişti. Büyük bir tarak yardımı ile yarattığı tüm dalgaları bozdu. Ellerini saçlarının arasında gezdirdi,bozulmamış dalga var mı diye kontrol etti,yoktu.
çizgi ve dalga yazısı buuuu :) sonra işe gittiii :)
YanıtlaSilÇizgi beni bitirdi:(
SilÇalışan birinin her zamanki günlük yaşamından bir kesit gibi olmuş. :)
YanıtlaSilAslında derdim çizgim:(
Sil