BİR ÇİÇEK HİKAYESİ (3)
Yanında bir fincan kahvesi ile oturuyordu adam. Bir derdi vardı sanki. Kahvesini içmiyordu,içindeki buz gibi olmuştu.Gözlerini çiçeğe dikmişti,tek bir kirpiği bile oynamadan ona bakıyordu.Ah bu çiçekciğin dile olsaydı “neyin var adam, anlat bana lütfen” diye söylemiş olurdu. Ne kadar zaman sonra kalktı yerinden, mutfağa fincanı bırakıp geri geldi. Gidenle gelen kişi şimdi çok farklıydı.
“Nasılsın sen bakalım, güzel çiçekçik? Susadın mı ? Dur ben sana suyunu vereyim.”
Bir yandan çiçeğin suyunu ekliyor bir yandan şarkı mırıldanıyordu. Sanki bir az evvel kafasında kendi ile konuşmuş sorunu neyse çözmüştü ve onun mutluluğunu yaşıyordu.
Çiçek şu an çok huzurluydu. Hem güzel bir şarkı dinliyor hem de adamın onunla ilgilenmesini izliyordu. Keşke hiç gitmese hep burada kalsa diye iç geçirdi. Adamın evden ayrılma zamanı geliyordu.Her sabah bu saatlerde ona suyunu verip sonrada gidiyordu, hava kararmadan birkaç saat öncede eve geri geliyordu.
Adam evden ayrıldıktan sonra çiçek yine yalnızlığı ile baş başa kaldı.. Keşke hiç gitmeseydi adam. Ama bütün gün onunla da ilgilenemezdi ya. Ne olursa olsun yalnız kalmayı sevmiyordu. Evde gözlerini gezdirmeye başladı. Çok eşya yoktu.Büyük kahverengi koltuk takımı, küçük bir yemek masası birde üzerinde çerçevelerin olduğu konsol vardı. Adam resimlerde çok mutlu gözüküyordu. Çoğu resimde yanında iki küçük çocuk vardı. 4-5 yaşlarında bir erkek, birde kız çocuğuydu bunlar. Onlarda çok mutlu görünüyorlardı. Bazı resimlerde ise bir de kadın vardı yanlarında. Uzun kahverengi saçları ve kocaman kahverengi gözleri vardı kadının. Gülümsemesinin sıcaklığı çiçeği bile mutlu ediyordu. Neden hiç gelmiyorlar acaba diye düşündü. Bu resimdekiler, adını bile bilmediği bu adamın ailesiydi belli ki.Adamın uzun zamandır üzgün olduğunun farkındaydı çiçek. Genelde ona bakınca yüzü gülüyordu çünkü. Eve gelir, hiç konuşmaz bir şeyler yer, televizyon izlerdi. Telefonla bile konuşmuyor sayılırdı.
Keşke çiçek bu adama yardımcı olabilseydi. Onun için tek yapabileceği şey güzel kokmak ve büyümekti. En hızlı şekilde büyümek istiyordu.Adamın eve gelme zamanı yaklaşmıştı. Şimdi gelecek; önce üstündeki kıyafetleri değiştirecek, mutfakta çiçeğin göremediği bir şeyler yiyecek elinde bir teneke kutuyla çiçeğin bulunduğu odaya gelip, televizyonun tam karşısına oturacaktı. Tamda tahmin ettiği gibi oldu. Adam içeri girdi ve sırayla tüm yapması gerekenleri yaptı. Şimdi televizyonun karşısına oturmuş elindeki şeyi içiyordu.
İnsanlar çok tahmin edilebilirdi. Üzgün ve mutsuz olduklarından genelde aynı şeyleri yaparlardı. Çiçek eski evinde onlar hakkında çok fazla şey öğrenmişti.Onun gibi olmak istediği büyük çiçek daha oraya gelmeden önce, birkaç evde yaşamıştı.O evlerde gördüğü insanları bu ufak çiçekçiklere anlatırdı. Bu yüzden çiçekçik adamın üzgün ve mutsuz olduğunu anlayabiliyordu.
Adam hem yalnız hem de mutsuzdu. Bir müddet sonra belki bu çiçekçikte onu mutlu etmeyecekti. Çünkü onun varlığında alışacaktı, hep aynı gelecekti. Şimdiki kokusundan farklı kokamayacaktı asla. Görüntüsü git gide değişecek büyüyecekti belki ama asla farklı kokmayacaktı. İnsanlar aynı olan şeyleri sevmezlerdi. Her zaman ya daha fazlasını, ya da daha farklısını isterlerdi. Çiçek korktu. Bu üzgün adam ya beni sevmezse? Ya beni de unutursa? Çünkü resimdekiler hiç gelmiyordu. Ya onu da öyle bir başına bırakıp arada sırada geçerken gözüne çarpan bir eşya gibi görmeye başlarsa…
Bu karanlık düşünceler çiçeğin kokusunun azalmasına ve yapraklarının içe doğru büzülmesine sebep olmuştu. Uzun gövdesi de yana doğru eğrilmişti.Titriyordu bir an evvel güneşi görmeli, içini o muhteşem ışıkla doldurmalıydı.Asla aşağı bakmamalıydı. Yukarı dedi içinden, daima yukarı. Benim ışığım ve umudum orada. Belki bu adamda kafasını kaldırıp yukarı bakarsa, ışığı görebilirdi. Yarında umut var dedi ve uykuya dalmaya çalıştı. Yarında umut var, yarında umut var, yarında umut var…
Çok güzel bir hikayeydi hocam çiçeğin gözünden dünyaya bakmak ilginçti :)
YanıtlaSilTeşekkür ederim, devamı gelecek :)
SilOoo...
YanıtlaSilAdamın hikâyesi de çok hüzünlüymüş gibi hissettim.
Ve çiçeğin bir çocuk edasıyla bunu gözlemleyip hissetmesi.
Harika detaylar.
Tebrik ederim.
Çok teşekkür ederim, adamın hikayesi baya derin olacak :)
SilÇiçek çok güzel anlatmış hikayesini..
YanıtlaSilÇiçek çok teşekkür ediyor :)
SilÇ,çekleri de soldurursak ,işimiz zor.Güzel hikaye.
YanıtlaSilKesinlikle, çok teşekkür ederim :)
SilHikaye ve mesajı çok güzel...
YanıtlaSilAnlatıcı gerilerde durur, her şeyi okuruna anlatmaz, anlatılması gereken şeyleri de yazar göstererek, sahne kurarak yaparsa nitelikli bir öykü neden olmasın! Mesela "Bir derdi vardı sanki"yi anlatıcı bize söylemesin, yazar bir sahne kurup göstersin... bunu biz anlatıcıdan duyup öğrenmeyelim de kendi gözlerimizle görelim. (Evet yazı yalnızca okunmaz, görülür de. :) )
Vaooov güzel bir yorum olmuş, hemen dikkate alıyorum. Çok teşekkür ederim :)
Silhımmm sonunu da iyi bağladın yaaa yukarı bakalım güneş ve umut eveey :)
YanıtlaSilKesinlikle canım :)
Silson kısmı ne kadar etkileyici olmuş, umutlar tükenmesin...
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim..Tükenmesin asla...
Sil