Bir çorba ama bence çorbaların en güzellerinden ikincisi. Benim için birinci sırada ezogelin var. Kendimi bildim bileli tarhanamızı, her Trakyalı gibi kendimiz yaparız. Senelerce ananem yaptı. Öyle çok yapardı ki tüm çocuklarına (5) bir sene yeterdi. Herkes ananem tarhana yapsın diye beklerdi. Annemler yardıma giderdi. Bende "ne abarttınız alt tarafı çorbalık yapıyorsunuz" derdim ama bu sene ben de işin içine dahil olunca öyle olmadığını anlamış bulundum. Nedendir bilmiyorum içimden işin içine dahil olmak geldi. Öğrenme hevesi vs değildi ama tarhana resmen beni çağırdı arkadaşlar. Gel beni eleee, gel beni koklaaaa gibi :)))
Peki nasıl başladık?
Önce hamur için gerekli olan malzemeler toplanıyor. Domatesler, biberler, baharatlar, un vb. Sonra kocaman ama kocaman bir leğen içinde karıştırılıp hamur haline getiriliyor. Günlerce üzerinde örtü ile bekletiliyor. Her gün gidip biri birkaç kere azıcık yoğuruyor. Ardından büyük gün geliyor. Onu yayma-kurutma-ufalama! Ahh işte herkesin gözünde büyüyen yer, bu an kesinlikle. Hava nasıl olacak telaşı kaplıyor ahaliyi. Yayacağız ama kurutabilecek miyiz? Yağmur yağacak mı? Güneş ne kadar vuracak balkonun şurasına- yok olmadı burasına. Acaba içerde mi yapsak dışarda mı? Kaç kilo oldu bu? Sığacak mı ki bu masanın üstüne? Gibi gibi binlerce sorunu Tübitak matematik sorusu çözer gibi ince ince çözüyorsunuz. Teyzelerim, canlarım ballarım ellerinde elekleri ile geliyor. Önce kahvaltılar, çaylar, kahveler. Sonra önlükler giyilip, saçlar sarılıp iş başına. Komün usulü tarhana yapma workshopu için hazırız. Dedim ya bu sene resmen canım çekti. Şunların içine bende karışayım. Benim hevesimi gören teyzem hemen "öğren kızım öğren, bizden sonra kim yapacak? Öğrenin sizde ilerde yaparsınız. Gerçi siz yapmazsınız alırsınız. Siz de o toto yok :)" nidaları ile beni tarhana ustası olma yolunda teşvik etmeye çalıştı. Başladık minnak minnak hamurlar haline getirmeye. O minnakları serdik balkona ve içeriye kurusunlar diye. Sonra yine bir çay-kahve faslı. Allah'tan ev baya güneş alıyor da hemencecik kuruyuverdiler. Ama havada bizden yanaydı, şanslıydık yani. Sonra bu kuruyan hamurları un ufak ettik elimizle. Aldık avuçlarımızın içine sıkıştırdık sıkıştırdık sıkıştırdık. Böyle baya ekmek ufalar gibi ufaladık. Veee esas yorucu olan ana geldik. Bu anda artık elekten geçirilecekler ama kaç kere. Annem bir tane eleği ters çevirdi döktü üstüne tarhanaları, havuç rendeler gibi hareketlerle o ufak parçaları iyice ufalttı. Teyzemlerde kendi önlerindeki tarhana yığınlarını bir ileri bir geri hareketle rendeler gibi iyice ufak hale getirdi. Ben ise evet beeenn ise o ufalan parçaları orta boy bir leğene elek ile eledim. Onlar bana verdi ben eledim. Salladım salladım salladım. Hepsini minicik küçücük taneler haline getirdim. Leğenim biraz dolunca tüm o tarhanayı, önceden masa örtüsü serdiğimiz masanın üstüne yaydım. Parmaklarımı iyice toz tarhananın içinde gezdirdim ki, hiç topaklanma olmasın. Böyle kaç sefer yaptım bilmiyorum ama masanın üstü tarhana yığınına döndü. Bir ara o kaptırdım ki kendimi, elekle birlikte bende sallanıyordum. Tabi beni böyle işlerle meşgul gören annem zevkten dört köşe oldu. Çünkü normalde asla bulaşmam dokunmam, hatta ben seyahatteyken yapın lütfen diye de çok önceden koşul koyarım. Ama bu sefer, ben heyecanla ve zevkle çalışıyordum. Ve annemse her sene benim tarhana yapacağımı zannediyordu, mutlu oluyordu :) Böyle böyle bitirdik tüm işlemleri ve yine günler sürecek kurutma işlemine bıraktık el emeğimiz göz nurumuzu.
Tarhana sever misiniz bilmem ama missss gibi kokuyor arkadaşlar misssss. O hamur hafif ekşimtırak ya. Ahhhh mıncıklayıp ağzına atası geliyor insanın. Bana bu tarhana yapma workshopu çok iyi geldi çoook. Aşırı keyif aldım. Hem bir lezzet çıkacak ortaya hem de ellerimiz ile yaptık yahu. Yapması zor değil kesinlikle. Ve evet sonraki senelerde yine yardım edebilirim anneciğime. :)
Bizde tarhana kültürü çok başkadır çok. Mesela yoldan geliyorsak ve yorgunsak hemen bir tarhana ne iyi gelir bize der ve evde kim varsa "bize tarhana çorbası karıştırır mısın" deriz. Annem özellikle ne zaman uzak bir yerden gelse arar ve tarhana ister. Ramazan ayının vazgeçilmezidir. Özellikle sahurda, koca bir tencere tarhana pişirilir. Büyük bir fırın tepsisi hazırlanır. Evdeki tüm bayat ekmekler fırın tepsisine ufalanır. O dumanı üzerindeki çorba ekmeklerin üzerine dökülür. Karıştırılır. Ve tepsiden kaşık kaşık yenir. Yanına da turşu :) Bu sahur geleneği yine Trakya'dan gelme. Ananemler hep böyle yapardı. Off bakın deneyin. Kasede içmekten bin kat lezzetli geliyor tadı. Bazen üstüne yağ yakılır. Bazen o yağ ekmekle birlikte yakılır üstüne dökülür. Misss missss.
Her yörenin tarhanası farklı oluyor. Lezzeti de farklı, pişirimi de, hazırlanışı da. Datça tarhanasını da bizim tarhanaya benzetiyorum sadece. Onda da hafif ekşimtırak mayhoş bir aroma var. Ama bazılarının kokusundan bile kaçıyorum.
Tarhana ülkemizin en güzel lezzetlerinden biri. Hazırlanışının imece usulü olması yönünden de benim için daha keyifli bir yerde. Kışın soğuk günlerine ve gecelerine sıcacık bir kase şifa deposu. Kocaman bir gelenek. Kokusunda anane var-ananenin özlemi var. Lezzetinde çocukluk var-hatıralar var. Yapılışında birliktelik var-keyif var-kıkırdama var. Midem ağrıdı tarhana- üşüdüm tarhana- hemencecik pişsin tarhana-yoldan geldim tarhana...
Daha ne olsunnnn.
Eeee afiyet olsun o zaman.
Dada'nız
Not: Ananemi çok özledimmm çoook. Senin tarhananın yerini hiçbiri tutmaz pamuk yanaklım benim. Görüyorsan bizi, gurur duy emi :) 🙏

Ananenizi de anmışsınız, bence en güzeli de o. Ruhu şad olmuştur eminim....
YanıtlaSilTarhana konusuna hiç dokunmuyorum zevkler ve renkler diyip geçeyim kısaca :))
Çok özledim pamuğumu...:( Kesinlikle katılıyorum. Herkesin seveceği lezzet olmayabilir :)
SilBenim de birincim ezo gelindir :) tarhana deyince benim aklıma Keloğlan filmindeki tarhana çorbası sahnesi gelir :) O an, o tarhanadan içmek isterim :)
YanıtlaSilŞahane bir lezzet ama yaa :)
SilTarhana çorbasına bayılırım. Hele sabah kahvaltısı olarak. Bizde de annem yapar ama son senelerde yapamıyor .Ben de hiç heves etmedim ama pişman oluyorum keşke öğrensem .Emeğinize sağlık, afiyetle yemek nasip olsun.
YanıtlaSilÖzellikle midenin hassas olduğu bir dönemse bende sabah kahvaltıda içerim :) Şifa şifa :)
SilHavalar yavaş yavaş soğumaya başladı ya ilk tarhanamı pişirdim geçenlerde :) ama ben hazır alıyorum tabii, yine de en iyisini araştırıp bularak. Bazen de kendileri yapmış olan bir komşum küçük bir kavanoz veriyor sağ olsun. Pek severim ve elinin bir kez olsun bu işe bulaşması bence harika olmuş, ellerine sağlık Dada. Şifa olsun.
YanıtlaSilAhh keşke yakın olsak bende size bizimkinden tattırabilsem :) Çok teşekkür ederim. 🙏
Sil