Güneş artık daha uzun saatler bizimle. Hem ısıtıyor, hem de aydınlatıyor. Bende fırsattan istifade oturdum balkona, aşağıdaki pastanelerden gelen mis gibi hamur kokuları eşliğinde yazmaya koyuldum. Çünkü hava tam yazmalık, konu ise yazdırmalık!
Bulunduğumuz cadde "çocukların sokakta güvenle oynanabilir" diye adlandırılabilen caddelerden biri. Aşağıdan, bisiklete binen çocukların cıvıl cıvıl sesleri geliyor. Topun yere vuruş sesleri ve tekerleklerinin dönüş sesleri ile benim klavyemin sesleri karışıyor. Babamın saksağan gelmesin diye balkona diktiği rüzgar gülü ise nazlı nazlı dönüyor. (saksağan yine de geliyor ama :) )
Çocukların güvenliği iki haftadır gündemimizde. Fakat benim yeğenlerim olduğundan beri gündemimde. Arada sırada buradan da paylaşmıştım hatta.
Herkes bir şeyleri suçluyor her zamanki gibi. Fakat kimse kendine dönüp bakmıyor.
Ben bu işin neresindeyim? Bana düşen görev ne?
Kocaman bir toplumun içinde yaşayıp, kendimizi fanusta saklayıp, bu kadar bireyselleşemeyiz. Bana dokunmayan yılan yalanına ortak olamayız.
Hiçbirimiz ama hiçbirimiz bu sorumluluktan kaçamayız. Bizim doğurduğumuz çocuk olsun olmasın hepsinin güvenliğinden sorumluyuz.
Güneş artık daha uzun bizimle dedim ya. İşte güneş efendi şovunu yapmaya başladığından beri, bizim sokakta çocuklar koşuşturmaya başladı. Bir tanesi var günün her saatinde, bir ebeveynine sesleniyor.
Annnnneeeeeeeeeeeeeee.... Amaaa ne seslenmek. Annneeeeeeeee, annnneeeeeeeeeee... Belki 100. bağırışında annesi kafasını uzatıyor camından dışarı. Ben ilk seslenişini duyuyorum, annesi ona cevap verene kadar kulağım hep onda oluyor. İşini halledince,heeehhh tamam diyorum.
Annnnaaaannneeeee,annnnaaaaaaneeeeee,aaannnneeeeeeeeeee... Bu sefer farklısı bağırıyor. Biz artık katları gidip dolaşalım, bu çocuğun ananesi kim bulalım oluyoruz. Balkona çıkıyorum, izliyorum. Bisikletinin üstünde, tek ayak yerde, tek gözde de göz yaşı anaaaannneeeeeeee diye bağırıyor. Ve yine belki 101. bağırıştan sonra anane çıkıyor. Ve ufaklık dondurma istediğini belirtiyor. Oradan yaşça büyük oğlan lafa karışıp, teyze biz sana da alalım dedik ama kabul etmedi diye açıklama yapıyor. (gönlünü severim çocuk) Anane ufaklığı eve çağırıp, harçlığını verip dondurmasını aldırıyor. Bende balkondan dondurmasını yemesini izliyorum.
Dünde birisini teyzeeeeeee teyzeeeeeeee diye bağırırken duydum. Ama çıkıp bakamadım, biraz uykuluydum. :)
Onların sokakta oynamaları, böyle bağrışları öyle hoşuma gidiyor ki, anlatamam size. Onlar dışarıda neşe içinde oynarken ben evde ayrı bir huzurlu oluyorum.
Bizim ufaklıkları da dün bir sahil kenarına götürdük. En küçüğü maratona katılır gibi koşuyor artık. Peşinden hangimiz koşacağız şaşırdık, ve sıraya koyduk. Çünkü yetişemiyoruz. Bir ara bizimkine yetişeyim derken başka ufaklığı gazi edecektim, ucuz yırttık. Biz bizimkinin peşinden koşarken araya bir anda başka bir ufaklık karıştı, yan yana koşmaya başladılar ama bu daha da minnak. Ben bu sefer ikisinin de arkasından koşmaya başladım. Ama arkamda benden başka koşan hissetmiyorum. Allah allah diyorum bu çocuğun anası babası nerede!!! Tabi daha minnak olduğu için yoruldu, bir müddet sonra,sendelemeye başladı. Tam düşüyordu havada yakaladım. Yine anası babası yok! Tekrar koşmaya devam ediyoruz, durmuyorlar çünkü. Yine sendeledi minnak. Bu sefer bir adam sakince belirdi arkamdan, koşma koşma diyor çocuğa. Yemin ederim dilimi ısırdım. Adammm adammm çocuk uçuyor, hatta düşüyor sen yoksun, bir de koşma diyorsun. Evet o da seni dinleyecek, duracak! Pehhhhh!. Varın siz düşünün işte!
Ben bu kadar bağlıyken benim olan olmayan tüm çocuklara, aşağıdan bin kere seslenildiği halde cevap alamayan çocukların ebeveynlerine, kalabalık içinde umarsızca koşarken arkasında onu güvende hissettiremeyecek ana-babalara ister istemez öfkeleniyorum.
Elinde tabancaLAR ile okula gidebilecek pozisyona düşen çocukların ebeveynlerine diyecek söz bulamıyorum!
Öğreniyoruz ve öğretiyoruz. Her şeyin temelinde çocukluk yatıyor. Klişe ama gerçek. Hep yazıyor ve hep söylüyorum. Çocukken ne yaşıyorsan ve ne yaşatılıyorsa sana, şimdiki seni o inşa ediyor. Tüm tuğlalar taaaaa o zamanlardan dikiliyor. Sen büyüdükçe dekore ediyorsun sadece.
Sevmek ve koşulsuz sevildiğini bilmek tüm çocukların hakkı. Sevgiyi saklamak neden?
Sevgi kimseden saklanmaz, yetişkinden de saklanmaz ama çocuklara yapmayın bunu lütfen!
Toplum olarak bu yaşananlardan ders çıkarmamız gerekli. Sadece ebeveynlere yükleyemeyiz sorumluluğu. Her bir çocuğumuzun eğitiminden, güvenliğinden , sevgiyle büyümesinden emin olmalıyız.
Eğitilmemiş ve sonradan da kendini eğitmemiş yetişkinlerin yetiştiremediği çocuklara maruz kalmalarının önüne bir şekilde geçilmeli!
Geçen gün Ayşe Kulin'den Atatürk'ü dinledim. Çocukları ne kadar sevdiğini, asla kıyamadığı ve toplamda 8 manevi çocuğu olduğundan bahsediyordu. (6 kız&2 erkek) Annesine bakıp büyütmesi için çocuklar emanet ediyormuş. Annesi de merhametle büyütüyormuş. Eğitimleri için her şeyi yapıyor, yurt dışına bile gönderiyormuş. Kız çocuklarından okumak istemeyenlerin ise, çeyiz masraflarına kadar düşünür ve karşılarmış.
Röportaj linki aşağıda;
Ayşe Kulin'den bir Atatürk kitabı: "Aylardan Kasım Günlerden Perşembe" | Zeynep Miraç röportajı
Böyle bir lidere sahip olmanın güzelliği nasıl ifade edilebilir ki...
Çocukları bu kadar seven bir insanın kurduğu ülkenin çocukları dere yataklarında ölü bulunuyor, intihar ediyor, suça sürükleniyor, istismara maruz kalıyor, katliam yapıyor...
Aslında biraz Atatürk'ü anlasak, biraz anlatsak bile çok büyük bir yerden başlamış olacağız.
Başlayalım artık, lütfen başlayalım. Aynaya bakalım, ne yapabilirizi bulup, çocuklarımız için bir yerden başlayalım!
Not: Resimler ChatCPT :)
Dada

.png)
.png)
"Çocukları bu kadar seven bir insanın kurduğu ülkenin çocukları dere yataklarında ölü bulunuyor, intihar ediyor, suça sürükleniyor, istismara maruz kalıyor, katliam yapıyor..."
YanıtlaSilAh Sevgili Dada, şu cümlen içime işledi, yıllardır kadınlardan çocuklara, hayvanlara yapılan işkenceleri, katliamları izliyoruz ve hukuk maalesef yetersiz ve liyakatsiz kimselerin elinde.
Eğitim desen öyle, ne ailelerde -senin de yazdığın gibi- ne de okullarda bir eğitim/görgü alabiliyor çocuklar. Umarım bir şeyler değişir!
Yorum için çok teşekkür ederim.💕 Değişmesi için elimizden geleni yapıp, tüm çocuklarımızı koruyacağız 🙏
SilHer zaman olduğu gibi bu yazılıda bir solukta okudum.çocukluğum gençliğim şimdide annesiyle farkındalığın bir kat daha arttı keşke lerle değil belkilerle ilerleyen insanlar olalım farkındalık sarsın tüm insanlığı merhametli vicdanlı bilgili çocuklar yetiştirelim...eline emeğine sağlık dada🥰
YanıtlaSil